Alkali Diyet

Alkali Diyet

Alkali diyet ile hayatımızı çok daha sağlıklı bir şekilde sürdürebiliriz. Vüdumuz çeşitli organlardan oluşup işleyen bir sistemi vardır. Bu organlarımızın kendine has görevleri ve netice itibariyle PH değerleri vardır. Midemizin ph değeri asidik iken boşaltım sistemimizin ph değeri alkalidir, hücrelerimize ihtiyacı olan besin ve mineralleri taşıyarak atıkları uzaklaştıran kanımızın PH değeri de 7,35-7,45 arasında değişir. Hiçbir beslenme çeşidi bu organlarımızın PH seviyesini değiştiremez. Vücudumuzdaki sistem bu PH düzeylerinde çalışmak için programlanmıştır. Ancak asidik beslenme, alkali beslenme çevresel faktörler genetik yapımıza bağlı olarak bazı organlarımızda asidik artıkların birikimine yol açarak hücrelerin bozulmasına ve işlevlerini yerine getirememesine yol açabilmektedir. Bu bakımdan diyetimiz oldukça önemlidir. Bizim burada kastetmeye çalıştığımız alkali diyet zayıflamak için bir reçeteden ibaret değildir, alkali diyetten kasıt beslenme tarzıdır. Zayıflamak için diyet araştıranlar diyetisyenlerden, konunun uzmanı doktorlardan yardım alabilirler. Ancak kişisel olarak da hızla alınan ve verilen kiloların karşısında olduğumuzu belirtmeliyim. Herşeyden önce insanın kendi yapısını tanıması vücudunun ihtiyaç duyduğu maddeleri bilmesi ve sınırlarını kendi çizmesi taraftarıyım. Herbirimizin genetik yapısı farklı olduğundan zaafiyetlerimiz de farklı olabilmektedir. 70 sene sigara içip kanser olmayan birini örnek alarak ben de olmayabilirim hissiyatıyla hareket etmek doğru bir yaklaşım değildir. Sağlığımızı tehdit eden unsurlar bellidir bunlardan mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışmalıyız. Uzak duramadığımız unsurlara karşı da savaşacak tedbirleri almalıyız. Mesela şehir yaşamının getirmiş olduğu hava kirliliği, hücre yapımızı bozan frekanslar, stres gibi unsurlardan kaçabilmemiz oldukça zordur. Bu unsurlar serbest radikal şeklinde hücre yapılarımızı bozmaya çalışırlar. Öyleyse vücudumuzu serbest radikallere karşı antioksidan besin ve içeceklerle koruma altına alabiliriz. Antioksidanlar serbest radikallere karşı mücadele ederek toksik etkileri nötralize ederler. Alkali diyet içerisinde de serbest radikallare karşı savaşacak bol miktarda antioksidan madde bulunmaktadır. Yediğimiz yiyecekler ve içecekleri alkali ve asidik olmak üzere iki grupta sınıflandırabilmekteyiz. Alkali yiyecekler ve içecekler insan sağlığı açısından tüketilmesi sıklıkla tavsiye edilen ürünlerden oluşmaktadır. Alkali diyet ile asidik tarzdaki yiyeceklerin hiçbir şekilde tüketilmemesi gerektiği gibi yanlış yaklaşımlar da ortaya çıkabilmektedir. Oysa ki asidik yiyeceklerin içerisinde de insan sağlığı açısından son derece yararlı besinler bulunmaktadır. Ancak bunların tüketimini belirli bir düzende tutarak alkali yiyecekler takviyesi ile dengeli bir şekilde yapmak son derece önemlidir. Asit ve alkali dengesini iyi ayarlayabildiğimiz zaman vücut sistemimizin işini kolaylaştıracak ve hastalıklara yakalanma riskini oldukça düşürmüş olacağız. Alkali diyeti kolaylıkla uygulayabilmek için tarafımızdan hazırlanmış olan alkali besin skalasından faydalanabilirsiniz. Bu yiyeceklerin besin skalasını incelediğinizde bazı besinlerin kuvvetli alkali ve bazı besinlerin de kuvvetli asidik olduklarını göreceksiniz. Bu besinleri tüketirken özellikle dikkat etmeniz ve ph seviyesini nötr'e yakın hafif alkali şeklinde ayarlayabilmeniz gerekmektedir. Örneğin kırmızı et türü yiyeceklerin ph seviyesi oldukça düşüktür, bunu dengeleyebilmek için alkali seviyesi yüksek olan brokoli, soğan taze yeşillikleri yanında bol tüketmek gereklidir. 

Okunma 292 defa

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.